Mani

Mani, kişinin kendisini olağanüstü iyi hissettiği aşırı neşelilik tablosu olan bir hastalıktır. Olağanüstü neşelilik hali yanında gülme, şarkı söyleme, herkesle sohbet etme, uyku ihtiyacında azalma, etrafa neşe saçma beraberinde olmalıdır. Az uykuya rağmen son derece zinde ve dinç olma hali, uykusuz hissetmeme belirgindir. Mani geçiren hastada iştah artışı olur ve hiç olmadığı kadar yemek yemeye başlar. Aşırı enerjik, yerinde duramaz, sürekli gezer ve koşuşturup dinlenme gereği de duymaz. Kişi kendisini oldukça güçlü, zeki, önemli ve güzel hissedebilir. Hatta her şeyi başarabilecek güce sahip olduğunu söyler.

 

Manide bir başka önemli özellik de cinsel istek artışıdır. Bazen kişi aniden beklenmedik kıyafet giyinmeye başlayabilir ve etrafına garip bir durum yansıtabilir. Bu kişinin ahlakının bozulduğu anlamına gelmez, maniden dolayıdır.

 

Manide olan (manik) kişi çok konuşmaya başlar, hatta çoğunlukla susturmak zor olabilir, hiç durmamacasına, neredeyse nefes bile almadan ve yüksek sesle konuşur. Ayrıca, konudan konuya atlama da çok konuşma ile birliktedir. Konu sıkıntısı çekmemesi, sürekli bir şeylerden bahsetmesi de bu durumdan şüphe etmemize neden olur. Bazıları aşırı konuşmasını etrafındakilerle değil, telefon ile de yapabilir, telefonla taciz edercesine insanları arayabilir, dolayısıyla faturalar yüksek gelebilir.

 

Manik hastanın düşünceleri hzılandığı için düşünceler ardı sıra gelir ve sanki süratle hepsi anlatılmak istenir gibi bir konuşma ile karşılaşmak mümkündür. Zaten maniye girmiş hastanın kendisi de farkında olmadığı için düşüncelerini ve dolayısıyla konuşmasını durduramaz.

 

Manik hastaların dikkati olduğundan daha fazla arta ve çok küçük ayrıntıları bile gözden kaçırmaz, bununla beraber dikkat belli bir konu üzerinde sürdürülemez, yani dikkat dağınıktır. Hafıza oldukça güçlenir. Çok zekice ve kıvrak espriler yapar.

 

Çeşitli taşkınlıklar manik hastalarda sıklıkla beklenir. Çok para harcama, cesurca ve bazen çok tehlikeli yatırımlar, harcamalar yapabilir. İşini aniden bırakma, yeni bir iş kurma veya iş kurmaya kalkışma beklenen ve görülen davranışlar olabilir.

 

Çok neşeli olmanın yanında kolaylıkla sinirlenme manik hastaların diğer bir özelliğidir. Kendisi ile tartışmaya girme, fikirlerinin eleştirilmesine, taşkın davranılarının engellenmesine sert tepkiler verebilir, büyük öfke ile karşılık verebilir.

 

Herkes tarafından fark edilir düzeyde garip kıyafetler giymiş, uçuk makyajlı, taşkın, aşırı neşeli, zaman zaman da aniden sinirlenenen, çok konuşup susturulamayan, çok para harcayan ve olağan işinde ani değişikliklerde bulunan….

 

Depresyonun aksine maniye girmiş kişide görülen şiddetli belirtiler nedeniyle, daha başladığı ilk günden fark edilen bir hastalıktır. Maniye giren kişi günlük hayatını (okul, ev, iş) sürdüremeyeceği için çok çabuk fark edilir. Depresyonda çoğunlukla aylarca kişi doktora başvurmadan hayatını sürdürebilir, fark edilmeyebilir. Çoğu depresif hasta kendiliğinden iyileşmeyi bekler ve bir kısmı ağırlaşan ruhsal çökkünlük nedeniyle intihar girişiminde bulunabilir veya edebilir. Depresyondaki hastalarda cesaretsizlik, sosyal geri çekilme, çoğu zaman içe kapanıklık ve konuşmak istememe, özbakımda azalma, cinsel isteğinde ve iştahında azalma, uykuda artış veya değişkenlik gözlenir.

 

Manik dinçtir, zekası ve hafızası yerindedir, uyku ihtiyacı bile azalmıştır; ama hasta bir yerde duramamakta, belli bir konu üzerine yoğunlaşamamakta, belli bir işi sürdürememektedir. Kimseyi dinlememekte, sürekli kendisi konuşmaktadır. Kendisini herkesten üstün görmektedir. Genellikle de aşırı cesareti sebebiyle kendisine ve çevresine (ailesine, arkadaşlarına, iş ortaklarına) zarar verir. Büyük paralar harcar, kar amacıyla giriştiği çılgınca yatırımlar başarıya ulaşamaz, sık sık tartışır.

 

Mani, tedavi ile genellikle 2-4 hafta içinde düzelen geçici bir durumdur. Bu yüzden mani kelimesini “atak” veya “epizot” kelimeleri takip eder (mani atağı, manik epizot).

 

Hasta tedavi edilmezse bir süre sonra bedeni bu faaliyet hızını kaldıramaz hale gelir ve fiziksel olarak tükenir. Tıbbın bugünkü seviyesinden uzak olduğu eski yıllarda, maniye bağlı fiziksel tükenme dolayısıyla ölüm bile görülebiliyordu, ama bugün mani başarıyla tedavi edilebilen bir durumdur.

 

Özetle Maninin tanısı;

Genelde manik nöbeti tanımak, hekimler için kolaydır. Manik hastalarda başlıca şu belirtiler gözlenir.

· Kendisini çok iyi hisseder, mutlu ve keyiflidir, gücünün yetmediği işleri yapmaya yeltenir. Olmadık yerlerde şarkı türkü söyleyip, oynayabilir. Bazen büyük güçleri olduğunu ve yeni icatlar yaptığını iddia edebilir. Bazen de kendisini evliya, peygamber veya çok yüksek biri gibi düşünebilir. Bencilliği artar, hafızası güçlenmiştir.

· Aşırı neşelidir, etrafını da güldürür, olmadık yerde açık-saçık şakalar yapabilir. Kolayca dostluk kurar, fakat bunlar yüzeysel dostluklardır.

· Taşkınlık, aşırı sinirlilik, özellikle karşı çıkılırsa saldırgan davranışlar gösterebilir.

· Çok fazla konuşur. Susturulma çabalarına karşı susmaz. Yüksek sesle konuşur.

· Dikkati dağınıktır. Konuşması kolayca çelinir.

· Düşünceleri hızlıdır, bir konudan alakasız bir diğerine atlar.

· Toplumsal yönden kötü sonuçlar doğuran işlere girebilir. Bazen tüm parasını dağıtabilir. Olmadık kişileri, resmi makamları telefonla arayabilir. Ülke sorunlarını çözme iddiaları olabilir.

· Uygunsuz cinsel davranışlar gösterebilir.

· Uykusu azalmıştır, günlerce bir-iki saatlik uykuyla idare edebilir, buna rağmen kendisini dinç hisseder.

 

Tüm bu belirtilerin hepsinin bir arada görülmesi gerekmez. Fakat birkaç tanesinin bir arada görülmesi ve bu belirtilerin bir haftadan uzun sürmesi hastalık teşhisi için yeterlidir.

 

Bu hastalık, kişi hayatını oldukça olumsuz etkiler. Tüm yaşantısını ve uyumunu bozar. Bu belirtiler, hastalık öncesi durumla uyumsuzdur. Aile fertleri ve hastanın çevresi bu duruma anlam veremez. Hastalık olduğunu düşünmedikleri için hastayla mücadele ederler. Oysa tüm bunlar, daha kötü sonuçlar doğurur. Bu durumda, vakit geçirmeden hastayı bir psikiyatri uzmanına götürmek gerekir. Hasta, hastalığını ve ilaç almayı kabul etmeyebilir. Bu durumda hasta nazikçe ikna edilmeye çalışılmalı eğer ikna olmazsa ve çevresine zarar verme eğilimi varsa ısrarla hekime götürülmelidir.