CİNSEL YAŞAMIN BOYUTLARI

CİNSEL YAŞAMIN BOYUTLARI


Cinselliğin birçok boyutu vardır ve çok karmaşıktır. Cinsellik denince akla; psikolojik, biyolojik, kültürel, sosyal, geleneksel, dini, ahlaki, politik ve ekonomik hatta antropolojik boyutları olan karmaşık bir bütün gelmelidir. Saydığımız nedenlerden dolayı, cinsel sorunu olan bir bireye yaklaşımın da bu farklı bakış açılarını içinde bulundurmalıdır.



Cinsellik temel bir içgüdü olarak ele alınmalıdır. Cinsel işlevler, vücudun bütününde (bir veya birkaç nokta değil) üretilen birkaç taneden fazla hormon ve kimyasal maddenin karıştığı ve tüm bedenin katıldığı bir süreç olarak değerlendirilmelidir. O halde, sağlıklı cinsel yaşam için de sağlıklı işleyen bir bedenden bahsetmeliyiz. Cinsel yaşamda ortaya çıkan sorunlar karşısında ilk değerlendirilmesi gereken ise fiziksel sağlığın düzeyi (BİYOLOJİK AÇI).



Cinselliği sağlıklı bir şekilde yaşayabilmek için de sağlıklı işleyen bir vücut gereklidir. Bununla beraber, cinselliğin nasıl, kiminle, nerede, ne zaman yaşanacağını ve nasıl olacağını, nasıl uyarılıp, nasıl doyuma ulaşılacağını belirleyen insanın hayal dünyası, bilinçdışı ve psikolojisidir (PSİKOLOJİK AÇI).



Kişinin yetiştirilme tarzı, yetiştiği ve içinde yaşadığı aile, yakın çevresi, gelenekler, dini inançlar, ahlaki tutumlar, psikolojik ve biyolojik bir neden olmaksızın, tek başına cinsel işlev bozukluklarına yol açabilmektedir. Kişinin iç dünyasını belirleyen yukarıda sayılan faktörlerdir (SOSYOKÜLTÜREL AÇI).



Cinsellikle ilgili çıkan sorun ya da cinsel işlev bozukluğu yaşayanlarda kullanılacak her türlü tedavi yaklaşımının yukarıda sayılan üç temel açıyı da içermesi gerekiyor. Yalnızca tıbbi bir yaklaşım getirmek ya da sadece bir açıdan bakmak yeterli olamaz. Çünkü tek tek sayılan faktörlerin ve ana başlık olarak gösterilen açıların herbiri karşılıklı etkileşim içinde ve modern cinsel tedavilerin bu üç yaklaşımı dikkate alması gerekiyor. Aksi taktirde başarılı bir sonuç veya kişilere çözüm sunmak imkansız hale gelecektir.